80 Jenerasyonu Zor Soru Güncesi…
Aralık 22, 2011 Yorum yapın
Hepimizin hayatının bir dönemi zor sorularla baş etmekle geçmedi mi? Yıllarca sınavlara hazırlandık. Dershane, özel ders, etütler sanki hiç okul yokmuş gibi… “Ödevini yaptın mı evladım?” sorusunu 7 yaşından itibaren düzenli olarak duymaya başladık. Küçükken en zorlandığımız soru ise, “Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?”
Sonra biraz daha büyüyünce “Ne olmak istiyorsun?”, “Türkçeyi mi daha çok seviyorsun, matematiği mi yoksa feni mi?” hayır müziği seviyorum deme cesaretini çok azımız gösterebildi. Daha ne olmak istiyoruz hangisini seviyoruz tam karar vermemiştik ki, zorunlu olarak matematiği sevmemiz gereken bir dönemde okuduk. Çünkü bir matematik neti ile hayatımız değişebilirdi. Okuduğumuz kitaplardan daha kalın test kitapları bitirdik. Bir kısmımız yaprak testleri sevdi. Çizdi işaretledi attı. Bir kısmımız, test kitaplarının üst ve alt kısımlarında kalan boşluklarda hayallerini çizdi. Sınav soruları çalındı. Sınav soruları hemen yazıldı. Tek sınavdı, çift oldu. Çift sınavdı, sonra tek oldu. Zor sorulara cevap verdik, kendimizi üniversitede bulduk. Lakin bilmiyorduk ki, aslında hayatın basit sorularıymış o dönemdekiler… Keza hepimizin içinde, 3 tane daha fizik çözseydim ya da matematikte bir yanlış yapmasaydım gibi küçük hesaplar kaldıysa da, iş işten geçti üniversiteye başladık. Üniversitede ise, ne olmak istiyorsun sorusuna cevap bulmak daha da zorlaşmıştı. Halbuki bir meslek ediniyorduk!? Sorular kolaylaşması gerekirken zorlaşıyordu. Okuduğunuz bölüm, bittiğinde bir titre sahip olamayacağınız gerçeği ile karşılaştınız ve şaşırdınız. Açıklaması zor bölümler seçtiyseniz, büyüklere anlatmakta zorlanırdınız. Çünkü doktor, mühendis, öğretmen olmak ya da avukatlıktı seçenekleriniz. Halbuki siz, endüstriyel tasarım, işletme, çalışma ekonomisi, medya iletişim, matematik okuyordunuz… “Çıkınca ne olacaksın kızım/oğlum?” devamı için tıklayınız.

Son Yorumlar