Sevgililer Gününde Yalnız Olmak…
Şubat 13, 2011 2 Yorum
Yemek yerken kaleme alayım diyince mor kaplı deftere romantik oldu yazı, güncelden kırıntılar kategorisine girdi bir anda.
Sevgililer gününü yalnız geçirecek olanlar daha rahat öneri verip, yazıp çiziyor sanki… Sevgilinin yazılara bir mana yükleme şansı yok. Sevgililer gününe söven çok insan vardır çevrende. “Kapitalizm tuzakları” diye başlayan cümleler uçuşmuştur günlerdir… “İstemiyorum yan cebime koycular” son dakikada olsa, atıverirler o kırmızılığın içine kendilerini… Toplamı çift rakam eden masaları, tek sayıya çevirdiğini anladığın gün sessizleşirsin…
Tek başına olmakla hergün başedebilen sen, sanki bugüne yenilecekmişsin gibi, dostlar arar ” sevgi-li-ler günün kutlu olsun derler, annenin sesi kaygılıdır, “nasılsın oğlum?” bu sorunun derininde ne düşünceler vardır annelere sormak lazım.
Gün içinde ofiste yapılan programların detayları ve heyecanlı sohbetlerden uzak durmak için daha çok çalışırsın. Katılmak durumda kaldığın sohbetlerde garip bir gülümseme olur suratında. Negatiflik değildir, haset de değil; sanki ait olmamak gibi.. herkesin tanımı, kimi günlerde boğazında oluşan o düğümde saklıdır.
Tüm bu olaylar olurken sanki çevrende şöyle bir parça çalıyordur…
Kahverengi kafelerin kırmızılaşan duvarları ve çift rakamlı masalarından uzak eve atarsın kendini. Yolda duvarlarda asılı programları görmeden, elinde kırmızı gülle gezen çiftlere gözün takılmadan, servise binmeyen veya merkezde inenleri farketmeden, gelen sevgililer günü kampanyalarını okumadan… eve atarsın kendini. Sevgilisiz bir bekar arkadaşını düşünürsün, pes atmak veya maç izlemek için.. Sonra vazgeçer, kendin oynarsın, kendinle yarışırsın… Maç sonucu için elin telefona gider ama vazgeçersin…
Abur cubur stoğunla, salonda yayılmış tam da uyuyarak bugünün bitmesini kutlayacakken, telefonuna bir mesaj gelir; “Evleniyorum” yada ” Beni seviyor” … Sevgililer gününün25 klişesinden biridir… Bir kutlama mesajı atarsın…
Farkında olmadan maziye doğru bir yolculuk içindesindir. Bazen Kızgın, öfkeli ve nefret dolu, bazen sevgi ve minnet… Öyle şıp sevdi olsaymış ya kalbin, sevgilim var diye gezermişsin şimdi, ne güzel…
Bir kere aşık olup, vurgun yemiş yürekler için, kadeh kaldırmanın zamanı gelmiştir. Dolapta tozlanmış bir şişe çıkarırsın, özel günler anısına sakladığın… Üzerinden aylar yıllar geçmiştir halbuki, nereden çıktığını anlamazsın bu hikayenin… Sende ki bu garip ruh halini, evdeki dört ayaklı dostun fark etmiştir bir tek, dokunmaz sana…
Ve sen karşındakine değil, kendine duyduğun öfke için kaldırırsın kadehini.
Ve kadehine eşlik edecek bir kaç parça çalarsın, unutulmuşsundur, dertlenmişsindir ve yalnızsındır …
Sevgililer gününü kutlarsın, yalnızlığında…






Son Yorumlar